Sünnet İslami midir?

Müslümanların Cinsel Organları Ulemanın Elinde

Erkek ve Kadın Sünneti Konusunda Dinsel Tartışmalar

makalenin tamamını http://www.sami-aldeeb.com/ ‘de bulabilirsiniz

Sami A. Aldeeb Abu-Sahlieh*

Ağustos 1998

*Hukuk doktoru ve siyaset bilimi mezunu. Lozan’daki İsviçre Karşılaştırmalı Hukuk Bölümü, Arap ve İslam Hukuku danışmanı.


Giriş

Müslümanlar, çocuklarını sünnet eden grupların en büyüğüdür. Bu yanlışın düzeltilmesini istiyorsak Müslümanların bunu neden yaptıklarını bilmeliyiz.

Müslümanlara çocuklarını neden sünnet ettiklerini soracak olursanız, size ilk gösterecekleri neden “din” olacaktır. Daha sonra meseleyi sünnetli bir penis sahibi olmanın “daha etkili” ve “daha güzel” olduğu gibi savlarla aydınlatacaklardır. En sonunda ise “hijyenik” ve “bilimsel” açıklamalar gelir : sünnet “daha temiz” ve “daha güvenlidir”….

Dünyada cinsel organ sakatlamasına (kadın sünneti) uğramış kadınların da büyük çoğunluğu Müslümandır. Bunlar çocuklarını sünnet eden 28 Afrikalı, Arap, veya Müslüman topluluktan birine aittirler. Kadın sünnetini dinsel gerekçelerle sürdüren ülkeler arasında Mısır, Sudan, Somali ve Eritre’yi sayabiliriz. Ancak kızlarını sünnet etmeyen diğer Arap veya Müslüman halklar olduğunu da unutmamalıyız: mesela Kuzey Afrika halkları, Suriye, Irak, Ürdün, Suudi Arabistan (bazı istisnalarla) ve İran bunlara örnek gösterilebilir…. Müslümanlara, mesela Mısırlılara kadın sünneti konusunu açtığınızda ve bunu neden yaptıklarını sorduğunuzda size ilk gösterecekleri neden “din” olacaktır. Daha sonra, yine dini motifleri olan “namus meselesi” ileri sürülür. Sonraki nedenler “hijyen” ve “bilimsellik”dir….

Ne var ki, kızlarını sünnet etmeyen Müslümanlar için, başka bir Müslüman ülkede, mesela Mısır’da böyle bir şey yapıldığına inanmak güçtür. Eğer onlara:”Mısırlılar bunun İslami bir uygulama olduğuna inanıyor, hatta El-Ezher Medresesi de destekliyor ” derseniz, size itiraz ederler. “Hazreti Muhammed de bundan bahsetmiş” dediğinizde size inanmayacak ve sizi “İslam’ı karalamaya çalışmakla” suçlayacaklardır.

Yahudilerin de sünnet için dini birinci neden olarak gösterdiklerini görürüz. Aslında Müslümanlarla Yahudiler “aynı” din anlayışına sahiptirler, şöyle ki; Tanrı insan davranışını, peygamberleri aracılığıyla bildirdiği dinsel kanunlarla düzenler. Tanrı neyin iyi, neyin kötü olduğunu insanlardan daha iyi bilir. Erkekler ve kadınlar bu kurallara uymalıdırlar, ve dini otoriteler de bunu gözetirler.

Maimonides (İbn Meymun, ö. 1204)’den alıntılarsak; “Tanrı’nın hükümlerini her zaman ve heryer için kabul etmeyenler boğularak öldürülmelidir”. Sekiz asır sonra, Al-Sha’rawi adındaki ünlü Mısırlı şeyh ve bakan da aynı şeyi, yani Tanrı’nın kanunlarına uymayan Müslümanların öldürülmesi gerektiğini söylemişti. Bu nedenle, bugün yaygın olarak kullanılan Yahudi-Hıristiyan medeniyeti tanımlaması yerine Yahudi-Müslüman medeniyeti tanımlaması, aslında daha yerinde olacaktır.

Sünnet konusunda “din” ilk öne sürülen neden olduğu için, (entellektüeller arasında bile!), ve Müslümanlar Dünya’daki en büyük cinsel organ sakatlamalarına uğrayan topluluk olduklarına göre, şu anda İslam topluluğunda sünnet konusunda devam eden dini tartışmalar üzerinde duracağım.

Burada “İslam” hakkında değil, “Müslümanlar” hakkında konuştuğumu belirtmem gerekir. İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi gerçekte varolmayan soyut bir kavramdır. İslam’la karşılaştığınız gün, bir kahve içmek için evinize davet edin! Gerçekte varolan şey Müslümanlar, Yahudiler, ve Hıristiyanlardır. Bu toplulukların kendi içlerinde de, ortak noktalar ve aynı zamanda büyük farklılıklar vardır, tıpkı makalenin devamında göreceğimiz gibi… Bu yazı, kadın ve erkek sünneti hakkında, bu üç grup içinde süregiden dini, bilimsel ve yasal tartışmaları içeren Arapça yazdığım kitabın bir özeti niteliğindedir.

1. Bölüm: Kuran’da Sünnet

1. Kuran’ın önemi


Müslümanlar Kuran’ı, Tanrı’nın peygamberi Hz. Muhammed aracılığıyla insanlığa gönderdiği son mesaj olarak kabul ederler. Kuran, İslami Hukuğun temel yasasını oluşturur. Tanrı’sını mennun etmek ve cennete gitmek isteyen bir Müslüman Tanrı’nın kendisinden neler beklediğini bilmek için Kuran’ı okumalıdır. Kuran’ın şu andaki hali Peygamber’in ölümünden 15-20 yıl sonra toparlanmıştır. Kuran, araştırmacılar açısından, Hz. Muhammed zamanındaki Arap toplumunu anlamak için kullanılabilecek tek yazılı kaynaktır.

2. Kuran, erkek ve kadın sünneti konusunda ne söyler?

Bu soruya cevap vermeden önce Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitaplarının konu hakkında ne dediklerine bakalım.

Ne Yahudi İncil’i, ne de Yeni Ahit kadın sünnetinden söz etmez, fakat erkek sünneti pek çok yerde geçmektedir. Yahudi İncil’indeki en önemli bölüm, Tanrı’nın İbrahim’e sünneti emrettiği bölümdür. Kısaca:

” Seninle bir anlaşma yapacağız; şöyle ki, senden sonra, nesiller boyunca, senin soyun ve Tanrı arasında geçerli olacak. Sana ve soyuna, şu anda yabancısı olduğun toprakları vereceğim: Kenan ülkesini vereceğim, ve senin soyunun Tanrısı olacağım. Bu benimle senin, ve soyun arasındaki anlaşmadır ki, siz buna uyacaksınız. İçinizdeki her erkek sünnet olacaktır. Üst derini sünnet edeceksin ki, bu seninle benim aramdaki anlaşmanın bir delili olacak. Nesiller boyunca 8 günlük her erkek çocuk sünnet olacak, ki bunlara evindeki köle de dahildir. Böylece anlaşmanın delilini, etinde taşıyacaksın. Sünnetli olmayan herhangi bir erkek, toplumundan uzaklaştırılacak! [3].

Bu bölüm bugünkü ahlaki inançlarımıza ters düşen özellikler taşır ;

seçilmiş bir insan topluluğu – ırkçı bir yaklaşımdır
Kenan ülkesinin Yahudilere verilmesi – bir hırsızlık olayıdır
ve sünnet etme – fiziksel sakatlamadır

Buna, ve diğer Tevrat yazılarına göre erkek sünneti, uyulmaması halinde korkunç sonuçları olan, ki bunlar arasında ” insanlardan soyutlanma” başta gelir, zorunlu bir olaydır. Sünnet edilmemiş herhangi bir erkek “insanlardan dışlanmalıdır”

Şimdi Yeni Ahit’e (Hıristiyan İncil’i) bakalım. Dört İncil’den yalnız Luka’nın ki İsa’nın sekiz günlük iken sünnet edildiğinden sözeder. Bu İncil Vaftizci John’un sünnetinden de benzer şekilde bahseder. Bu şu anlama gelir ki, her ikisi de, bugünkü yüzmilyonlar gibi, sünnetin kurbanları idiler. Bu, bütün Hıristiyanların sünnet olması gerektiği anlamına gelmez, yoksa bütün Hıristiyanları çarmıha da germek gerekirdi….

Tomas İncili’nde ise sünnetin mahkum edildiğini görürüz. İnananlarından biri İsa’ya sorar: “sünnet yararlı mıdır, değil midir?” İsa cevaplar: ” Eğer sünnet yararlı olsa idi, o zaman Yaratıcımız onları analarının karnından sünnetli çıkarırdı. Yararlı ve gerçek olan sünnet, ruhun sünnetidir”

Yahudilerin Hıristiyanlığa döndüğü zamanlarda sünnet sorunu yoktu, çünkü dönen Yahudiler zaten sünnetliydiler. Ama Yahudiler haricindekiler (paganlar) Hıristiyan olmaya başladığında sünnet sorunu ortaya çıktı, çünkü sünnet edilmemişlerin temiz olmadıkları düşünülüyordu. Havarilerin İşleri ve Aziz Paul’un Mektupları’nda bu konuyla ilgili pek çok sayfa bulunmaktadır.

Havarilerin İşleri’nde okuduğumuza göre, Kenan ülkesinden gelenler, yeni Hıristiyanlara sünnet olmaları gerektiğini, yoksa temiz sayılamayacaklarını söylüyorlarmış. Başta Aziz Paul olmak üzere ise havarilerin çoğu, sünnete karşı çıkarlar. Hatta Peter’in rüyasında “Tanrı’nın temiz kıldığını siz kirli diye adlandıramazsınız”
şeklinde bir mesaj aldığı yazılır.

Şimdi Kuran’a geçelim, ve sünnet hakkında neler dediğine bakalım. Çok garip bir şekilde, Kuran’da erkek ve kadın sünnetinden hiç sözedilmez. Kesme anlamında “Sünnet” kelimesi Kuran’da yer almaz. Müslümanlar genelde bu gerçeği gözardı ederler. Ayrıca bütün Müslümanlara örnek olarak gösterilen İbrahim’in sünnetinden de Kuran’da söz edilmez.

Kuran’da sünnetle ilgili açık olan olan tek referans iki ayettir: — 2:88 ve 4:155 — burada “sünnetsiz” terimi kalplerle ilgili olarak, yani kesme anlamında değil, mecazi olarak temizlik anlamında Yahudilerden söz edilirken kullanılır.

İncil’in pek çok yerinde “sünnetsizler”‘den “saf olmayanlar” olarak söz edilir. Bu nedenle bu kişilerin tapınaklara, hatta Kudüs’e girmelerine bile izin verilmemelidir. Aynı şekilde Kuran’ın da “sünnetsizlerin” kutsal yerlere girmelerini yasaklamalasını beklerdik, ama öyle değil.

Öyleyse, Kuran’ın Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitaplarından farklı olarak konu hakkında temelde sessiz kaldığını söyleyebiliriz. Bu sessizlik ortamında bazıları, kendi düşünceleri yönünde açıklamalar getirmiş, kimi zaman sünneti desteklemiş, kimi zaman karşı çıkmış, ama sonuçta Kuran’da bu konuda ilgili ayetler olmadğı için, keyfi yorumlar getirmişlerdir.


2. Bölüm : Müslüman Yazarların Konumu


Acaba Hz. Muhammed zamanında kadın ve erkek sünneti var mıydı, Müslümanlar bu konuda nasıl bir değişim geçirdiler?

1) Başlangıçta herkes kendi kararını veriyordu

A) Peygamber zamanında erkek sünneti

Al-Jahiz (ö 868)’a göre, “Kadın ve erkek sünneti, Araplar tarafından İbrahim ve Hagar zamanından beri yapılagelmiştir”.

Çağdaş bir İslam yazarı olan Al Masrafi, sünnetin Araplar arasında, İbrahim’den miras aldıkları, kökü derinlerde olan olan bir uygulama olduğundan bahseder. Araplar sünnet derisinin “saf olmadığını” düşünüyorlardı ve şiirlerinde de sünnet olmayanlarla alay ediyorlardı.

Al-Marsafi Arapların “sünnetliler ulusu” olduklarından bahseder, ve Buhari’den (ö 870) bir efsane alıntılayarak bu iddiasını destekler.

Ne var ki, Arapların sünnet uyguladıklarına dair kanıtlar yetersizdir, şöyle ki;

– Muhammed zamanında Araplar üç dine mensuptular. Hıristiyan, Yahudi, Pagan. Yahudiler pek tabii ki, sünnet ediliyordu, ama Hıristiyanlar değil. Müslüman Jarir’in (ö 733) şirlerinden birinde, bir Hıristiyanla sünnetli olmadığı için alay etmesinden de bunu anlıyoruz. Pagan Araplara gelince; sünnet edildiklerine dair güçlü kanıtlar yoktur, nitekim İncil de pagan Arapların sünnetli olmadıklarından bahsetmektedir.

-Sünnetle ilgili Kuran öncesi herhnagi bir Arapça yazılı kaynak bulunmamaktadır. Sözü edilen şiirler güvenilir değildir.

-Al Marsafi’nin Buhari’den aktardığı efsane de inandırıcı değildir, çünkü Aziz Matthew’in Kral Herodot ve Hz İsa ile ilgili anlattığı hikayeye benzemektedir.

– Gelecek bölümde Müslüman yazarların Muhammed’in sünnetli olup olmadığı hakkında bazı şüpheleri olduğunu göreceğiz. Eğer Araplar o sıralarda sünnet uyguluyor olsaydı, bu konuda herhangi bir şüphe olmaması gerekirdi.

– Ahmad Ibn-Hanbal ‘ın (ö 855) hadislerinde şunu okuruz: “Osman Ibn-al-As bir sünnete davetliydi, ama gelmeyi kabul etmedi, sebebi sorulduğunda, Muhammed zamanında sünnet etmediklerini, ve böyle davetler de olmadığını söyledi”.

– Al-Basra’nın askeri yöneticilerinden biri yolda yaşlı insanlarla karşılaştı ve dinlerini sordu. “Müslümanız” dediler. Onları inceledikten sonra sünnetli olmadıklarını farketti ve sünnet olmalarını emretti. Kış olduğu için bazıları öldüler. Bu hikaye Hassan Al-Basri ‘e (ö. 728) aktarıldı. O da şikayet etti : “Ne garip kumandan! Muhammed zamanında beyazlar ve siyahlar Müslüman oldular, onları ne inceledi, ne de sünnet olmalarını emretti”.

Al-Tabari (ö 923) Tarihi’nde, Halife Ömer Ibn-Abd-al-Aziz (ö 720) Horasan’ın fethinden sonra, askeri kumandan Al-Jarrah Ibn-Abdallah’a (ö 730) yazar: “Eğer birisi arkanda namaz kılıyorsa onu cizyeden muaf kıl”. Daha sonra pek çok insan İslam’a döndü. İnsanlar sadece cizyeyi ödemek istemedikleri için Müslüman oldular. Birisi kumandana tavsiyede bulundu : “İnsanlar sadece cizye ödememek için Müslüman oluyorlar. Kanıt olarak sünnetl olmalarını iste”. Al-Jarrah, halifeye fikrini sordu. Halife reddetti : ” Tanrı Hz. Muhammed’i insanları İslam’a çağırması için gönderdi, bir sünnetçi olarak değil”

– Al-Nawawi (ö.1277), Ibn-al-Mundhir (ö 931)’a atıfta bulunarak : “Sünnet konusunda ne geçerli bir kanıt, ne bir zaman sınırlaması, ne de takip edilebilecek herhangi bir sünnet (Peygamberin edimleri anlamında) vardır. Herşey insanların kendi kararlarına kalmıştır ve kanıt olmadıkça birşeyi yasaklamak doğru değildir”. Ibn-Qayyim Al-Jawziyyah (ö 1351), Yahudiler gibi çocukların 7. günlerinde sünnet edilip edilmemeleri gerektiği konusunu tartışır. Ibn-al-Mundhr’e atıfta bulunarak :” Bu konuda bir dayanak yok. Bu konuda ne dayanak olabilecek bir bilgi, ne de kullanilabilecek Peygamberimizin sünneti vardır”.

Bu örneklerden görebileceğimiz gibi, Peygamber zamanında ve sonrasında sünnet mecburi değildi, insanlar bu konuda özgür seçim hakkına sahiptiler.

B) Peygamber zamanında Kadın Sünneti

Muhammed zamanında kadın sünneti konusunda çok az bilgi vardır. Hadisler PEygamber’in yolda giderken karşılaştığı, kadın köleleri sünnet eden birinden bahseder. Bu hikayeye daha sonra geleceğiz.

Yukarıda geçen Al-Cahiz’in iddiasına da sonra geleceğiz.

Jawwad Ali’ye göre, kadın sünneti Araplar arasında yaygındı, özellikle Mekkeliler arasında. Örneğin sünnetçi bir kadının oğlu, “klitoris kesen kadının oğlu” diye adlandırılmıştı.

2) Klasik yorumcular arasındaki ilgisizlik ve çelişkiler

Kadın ve erkek sünneti konusunda eldeki verilere dayanarak söylenebilecek tek şey, İslamiyet’in ilk yıllarında bunun aileye ait bir karar olduğudur.

Müslüman İmparatorluğu’nun genişlemesiyle bazı yazarlar, insan davranışının her yönünü düzenleyen kitaplar yazmaya başladılar.

Eğer bunları inceleyecek olursak, erkek ve kadın sünnetiyle ciddi olarak ilgilenilmediğini görürüz. Bazen sünnet kelimesini bile içermedikleri görülür. Bu konuya rastlandığında ise diğer sorunların içinde ek olarak tartışıldığı görülür. Bu konuda geniş bir bölüm içeren tek kitap Hanbeli yorumcu Ibn-Qayyim Al-Jawziyyah tarafından çocuklar hakkında yazılan kitaptır: tuhfat al-wadud bi-ahkam al-mawlud. Bu yazar daha önceki yorumcuların sünnet konusunda birbiriyle çelişen görüşlerini verir. Benzeri çelişkili görüşler Kuran ve Sünnet konusunda yazılmış diğer kitaplarda da görülür.

Bu tür çelişkili bakışlar, Kuran ve Hadisler konu hakkında hiçbir yorum içermediği için ortaya çıkmıştır. Bu yüzden diğer konularda ortaya çıkan fikir birliği, bu konuda hiçbir zaman olmamıştır.
…………………………..
……………………

Makalenin tamamını yazarın sayfasında bulabilirsiniz

Bibliyografya

Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989.
Abd-al-Wahid, Nijm Abd-Allah: Nazrat al-islam hawl tabi’at al-jins wal-tanasul, Matabi’ al-manar, Kuwait, 1986.
Abduh, Muhammad (died 1905): Tafsir al-Qur’an al-karim (Tafsir al-manar), Dar al-ma’rifah, 2nd ed., Beirut, [1980].
Adawi, Abd-al-Rahman: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 97-98.
Afifi, Muhammad: Murshid al-hayran fi amaliyyat al-khitan, in: Majallat al-hilal, April 1971, pp. 120-126.
Al-Adawi, Ali Al-Sa’idi (died 1775): Hashiyat Al-Adawi, Dar al-fikr, Beirut, (s.d.).
Al-Amili, Muhammad Ibn-Hasan Al-Hur (died 1692): Wasa’il al-shi’ah ila tahsil masa’il al-shari’ah, Al-Maktabah al-islamiyyah, Teheran, 1982.
Al-Amili, Zayn-al-Din Al-Jaba’i (died 1559): Al-rawdah al-bahiyyah fi sharh al-lam’ah al-dimashqiyyah, Manshurat jami’at al-Najaf, (s.d.).
Al-Awwa, Muhammad Salim: Khitan al-banat laysa sunnah wa-la makrumah, in: Jaridat al-sha’b, 18 November 1994.
Al-Bahuti, Mansur Ibn-Yunis Ibn-Idris (died 1641): Kashshaf al-qina’ an mitan al-iqtina’, Alam al-kutub, Beirut, 1983.
Al-Bahuti, Mansur Ibn-Yunis Ibn-Idris (died 1641): Sharh muntaha al-iradat, Dar al-fikr, Damascus, 1975.
Al-Baji, Abu-al-Walid Sulayman Ibn-Khalaf (died 1081): Kitab al-muntaqa, Matba’at dar al-sa’adah, Cairo, 1332 hegire.
Al-Banna, Muhammad: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 79-80.
Al-Bayhaqi, Abu-Bakr Ahmad Ibn-al-Husayn (died 1066): Ma’rifat al-sunan wal-athar, Jami’at al-dirasat al-islamiyyah, Karachi, 1991.
Al-Bukhari (died 870): The translation of the meanings of Sahih Al-Bukhari, Arabic-English, vol. 1, Dar al-arabiya, Beirut, (s.d.).
Al-Dardir, Abu-al-Barakat Sidi Ahmad (died 1786): Al-sharh al-saghir, Dar al-ma’arif, Cairo, 1991.
Al-Ghawabi, Hamid: Khitan al-banat bayn al-tib wal-islam, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 49-57.
Al-Hadidi, Muhammad Sa’id: Khitan al-awlad bayn al-tib wal-islam, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 65-72.
Al-Ha’iri, Muhammad Husayn Al-A’lami: Da’irat al-ma’arif al-shi’iyyah al-‘ammah, Mu’assasat Al-A’lami, Beirut, 1993.
Al-Halabi, Ali Ibn-Burhan-al-Din (died 1635): Al-sirah al-halabiyyah, Al-maktabah al-islamiyyah, Beirut, (s.d.).
Al-Hariri, Abu-Musa: Qis wa nabi, Li-ajl al-ma’rifah, Diyar aql, 1985.
Al-Hattab, Abu-Abdallah Muhammad Ibn-Muhammad (died 1547): Mawahib al-jalil, Dar al-rashad al-hadithah, Casablanca, 1992.
Ali, Jawwad: Al-mufassal fi tarikh al-‘arab qabl al-islam, Dar al-ilm lil-malayin, Beirut, 3rd ed., 1980.
Al-Iraqi, Zayn-al-Din Abu-al-Fadil (died 1404): Kitab tarh al-tathrib fi sharh al-taqrib, Dar ihya’ al-turath al-‘arabi, Beirut, (s.d.).
Al-Jahiz, Abu-Uthman Umar Ibn-Bahr (died 868): Kitab al-hayawan, Dar al-jil, Beirut, 1996.
Al-Jamal, Sulayman (died 1790): Hashiyat Al-Jamal, Al-Maktabah al-tijariyyah, Cairo, (s.d.).
Al-Jaza’iri, Abu-Bakr Jabir: Ya ulama’ al-islam iftuna, Matabi’ Al-Rashid, Al-Madinah, 1992.
Al-Kalini, Abu-Ja’far Muhammad Ibn-Ya’qub (died 941): Al-furu’ min al-kafi, Dar al-kutub al-islamiyyah, Teheran, 1981.
Al-Labban, Muhammad Muhammad: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 83-86.
Al-Mahdawi, Mustafa Kamal: Al-Bayan bil-Qur’an, Al-dar al-jamahiriyyah, Misratah and Dar al-afaq al-jadidah, Casablanca, 1990.
Al-Mannawi, Muhammad Abd-al-Ra’uf (died 1622): Fayd al-qadir sharh al-jami’ al-saghir, Dar al-ma’rifah, Beirut, 1995.
Al-Mardawi, Ala’-al-Din Abu-al-Hasan (died 1480): Al-insaf fi ma’rifat al-rajih min al-khilaf ala madhhab al-imam al-mubajjal Ahmad Ibn-Hanbal, Dar ihya’ al-turath al-‘arabi, 2nd ed., Beirut, 1986.
Al-Marsafi, Sa’d: Ahadith al-khitan hijjiyyatuha wa-fiqhuha, Maktabat al-manar al-islamiyyah, Kuwait, 1994.
Al-Musuli Ibn-Mawdud, Abd-Allah Ibn-Mahmud (died 1284): Al-ikhtiyar li-ta’lil al-mukhtar, Dar al-ma’rifah, Beirut, (s.d.).
Al-Nawawi, Abd-Allah: Sa’aluni an al-mar’ah, Dhat al-salasil, Kuwait, 1986.
Al-Nawawi, Abu-Zaykariyya Muhyi-al-Din (died 1277): Al-majmu’ sharh al-muhadhdhab, Dar al-fikr, Beirut, 1990.
Al-Nazawi, Abu-Bakr Ahmad Ibn-Abd-Allah (died 1162): Al-musannaf, Wazarat al-turath al-qawmi wal-thaqafah, Mascat, (s.d.).
Al-Nimr, Abd-al-Mun’im: Ilm al-tafsir, Dar al-kitab al-Masri, Dar al-kutub al-islamiyyah & Dar al-kitab al-lubnani, Cairo & Beirut, 1985.
Al-Qaradawi, Yusef: Huda al-islam, fatawi mu’asirah, Dar al-qalam, Kuwait, 3rd ed., 1987.
Al-Qarrafi, Shihab-al-Din Ahmad Ibn-Idris (died 1285): Al-dhakhirah, Dar al-gharb al-islami, Beirut, 1994.
Al-Qurtubi, Abd-Allah Muhammad Ibn-Ahmad Al-Ansari (died 1273): Al-jami’ li-ahkam al-Qur’an, Al-hay’ah al-masriyyah al-‘ammah, Cairo, 1987.
Al-Ramly Al-Ansary, Shams-al-Din Muhammad (died 1596): Nihayat al-muhtaj, Maktabat Al-Halabi, Cairo, (s.d.).
Al-Rustaqi, Khamis: Minhaj al-talibin balagh al-raghibin, Wazarat al-turath al-qawmi wal-thaqafah, Mascat, (s.d.).
Al-Sawi, Ahmad Ibn-Muhammad (died 1825): Hashiyat bi-hamish Al-Dardir: Al-sharh al-saghir, Dar al-ma’arif, Cairo, 1991.
Al-Sha’rawi, Muhammad Mitwalli: Qadaya islamiyyah, Dar al-shuruq, Beirut & Cairo, 1977.
Al-Shawkani, Muhammad Ibn-Ali Ibn-Muhammad (died 1834): Fath al-qadir al-jami’ bayn fannay al-riwayah wal-dirayah min ilm al-tafsir, Dar al-ma’rifah, Beirut, 1979.
Al-Shawkani, Muhammad Ibn-Ali Ibn-Muhammad (died 1834): Nayl al-awtar, Dar al-jil, Beirut, (s.d.).
Al-Shaykh Al-Saduq, Abu-Ja’far Muhammad Ibn-Ali (died 991): Ilal al-shara’i’, Dar al-balaghah, Beirut, (s.d.).
Al-Sukkari, Abd-al-Salam Abd-al-Rahim: Khitan al-dhakar wa-khifad al-untha min manzur islami, Dar al-manar, Heliopolis, 1988.
Al-Tabari, Muhammad Ibn-Jarir (died 923): Tafsir Al-Tabari, Dar al-fikr, Beirut, 1978.
Al-Tabari, Muhammad Ibn-Jarir (died 923): Tarikh Al-Tabari, Iz-al-Dine, Beirut, 3rd ed., 1992.
Al-tifl nushu’uh wa-tarbiyatuh, Mu’assasat al-ba’thah, Teheran, 1410 hegire.
Al-Tubrusi, Al-Fadil Abu-al-Hasan (died 1153): Makarim al-akhlaq, Mu’assasat al-A’lami, Beirut, 1994.
Al-Tusi, Abu-Ja’far Muhammad Ibn-al-Hasan (died 1067): Al-nihayah fi mujarrad al-fiqh wal-fatawi, Intisharat Quds Muhammadi, Qum, 1985.
Al-Zuhayli, Wahbah: Al-fiqh al-islami wa-adillatuh, Dar al-fikr, Damascus, 1984.
Amin, Ahmad: Qamus al-‘adat wal-taqalid wal-ta’abir al-masriyyah, Maktabat al-nahdah al-masriyyah, Cairo, 1992.
Arnus, Mahmud: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 91-94.
Cyrille d’Alexandrie (died 444): Lettres festales, Editions du Cerf, Paris, 1991.
El-Masry, Yousef: Le drame sexuel de la femme dans l’Orient arabe, Laffont, Paris, 1962.
El-Saadawi, Nawal: The hidden face of Eve, Women in the Arab World, translated and edited by Sherif Hetata, Zed Press, London, 1980.
Ginzberg, Louis: The legends of the Jews, The Jewish publication society of America, Philadelphia, 12th edition, 1937.
Hamrush, Ibrahim: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, p. 75.
Hasab-Allah, Ali: Usul al-tashri’ al-islami, Dar al-ma’arif, Cairo, 1985.
Henninger, Joseph: Arabica varia, contributions à l’histoire culturelle de l’Arabie et des régions limitrophes, Universitätsverlag, Freiburg, 1989.
Husayn, Taha: Fi al-shi’r al-jahili, Dar al-kutub al-masriyyah, Cairo, 1926.
Ibn Abd-al-Hakam (died 870): The history of the conquest of Egypt, North Africa and Spain, known as the Futuh Misr, ed. by Charles C. Torrey, Yale University Press, New Haven, 1922.
Ibn-al-Arabi, Abu-Bakr Muhammad Ibn-Abd-Allah (died 1148): Ahkam al-Qur’an, Dar al-fikr, Beirut, 1972.
Ibn-al-Haj, Abu-Abd-Allah, Muhammad Ibn-Muhammad (died 1336): Al-madkhal, Maktabat al-turath, Cairo, (s.d.).
Ibn-al-Jallab, Ubayd-Allah Ibn-al-Hasan (died 988): Al-tafri’, Dar al-gharb al-islami, Beirut, 1987.
Ibn-al-Jawzi, Abu-al-Faraj (died 1021): Ahkam al-nisa’, Maktabat al-sharq al-jadid, Baghdad, 1989.
Ibn-Hajar, Ahmad Ibn-Ali (died 1449): Fath al-bari bi-sharh sahih al-imam Al-Bukhari, Idarat al-buhuth al-‘ilmiyyah, Riyadh, (s.d.).
Ibn-Hanbal, Ahmad (died 855): Musnad Ahmad Ibn-Hanbal, Dar Sahnun, Tunis, (s.d.).
Ibn-Juzay, Muhammad Ibn-Ahmad (died 1340): Al-ahkam al-shar’iyyah, Dar al-‘ilm lil-malayin, Beirut, 1979.
Ibn-Maymun, Musa (died 1204): Dalalat al-ha’irin, Kulliyyat al-ilahiyyat, Ankara, 1974.
Ibn-Qayyim Al-Jawziyyah, Shams-al-Din (died 1351): Tuhfat al-wadud bi-ahkam al-mawlud, Dar al-Rayyan, Cairo, 1987.
Ibn-Qudamah, Abu-Muhammad Abd-Allah (died 1223): Al-mughni, Dar al-kitab al-arabi, Beirut, 1983.
Ibn-Taymiyyah (died 1328): Fatawi al-nisa’, Dar al-qalam, Beirut, 1987.
Ibn-Taymiyyah (died 1328): Fiqh al-taharah, Dar al-fikr al-‘arabi, Beirut, 1991.
Jad-al-Haq, ‘Ali Jad-al-Haq: Al-khitan, annex to the periodical Al-Azhar, October 1994.
Jad-al-Haq, Jad-al-Haq ‘Ali: Khitan al-banat, in: Al-fatawi al-islamiyyah min dar al-ifta’ al-masriyyah, Wazarat al-awqaf, Cairo, vol. 9, 1983, pp. 3119-3125.
Kasser, Rodolphe: L’Evangile selon Thomas, Delachaux & Niestlé, Neuchâtel, 1961.
Khalifa, Rashad (assassinated in 1990): Quran, Hadith and Islam, Islamic productions, Tucson (USA), 1982 (available on internet: http://www.moslem.org/qhi.htm).
Khallaf, Abd-al-Wahhab: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, p. 76.
Lewis, Joseph: Al-khitan dalalah isra’iliyyah mu’dhiyah, Dar matabi’ al-sha’b, Cairo, (1971?).
Maïmonide, Moïse (died 1204): Le livre de la connaissance, Quadrige & PUF, Paris, 1961.
Makhluf, Hasanayn Muhammad: Hukm al-khitan, in: Al-fatawi al-islamiyyah min dar al-ifta’ al-masriyyah, Wazarat al-awqaf, Cairo, vol. 2, p. 449.
Nassar, Allam: Khitan al-banat, in: Al-fatawi al-islamiyyah min dar al-ifta’ al-masriyyah, Wazarat al-awqaf, Cairo, vol. 6, 1982, p. 1986.
Philon d’Alexandrie (died 54): De specialibus legibus, I-II, Cerf, Paris, 1975.
Rapport sur les pratiques traditionnelles, Addis Ababa, 1987.
Rashid, Anwar Al-Sayyid: Wida’an lil-khilaf fi amr al-khitan, Dar al-wafa’, Al-Mansurah, 1995.
Razi, in: Encyclopédie de l’Islam, new edition, Brill, Leiden, vol. 8, 1995, pp. 490-493.
Report of the United Nations Seminar related to Traditional Practices affecting the Health of Women and Children, Ouagadougou, Burkina Faso, April 29-May 3, 1991, E/CN.4/Sub.2/1991/48, Jun.12, 1991, p. 9.
Report on Traditional Practices, Dakar, 1984.
Romberg, Henry C.: Bris Milah, a book about the Jewish ritual of circumcision, Feldheim, Jerusalem and New York, 1982.
Rosner, Fred: Sex ethics in the writings of Moses Maimonides, Bloch publishing, New York, 1974.
Saadah, Khalil: Muqaddimat Ingil Barnaba, Majallat al-manar, Cairo, 1908.
Salim, Muhammad Ibrahim: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 81-82.
Shaltut, Mahmud: Al-fatawi, Dar al-shuruq, Cairo & Beirut, 10th ed., 1980.
Shaltut, Mahmud: Khitan al-banat, in: Abd-al-Raziq, Abu-Bakr: Al-khitan, ra’y al-din wal-‘ilm fi khitan al-awlad wal-banat, Dar Al-i’tisam, Cairo, 1989, pp. 87-90.
Soubhy, Saleh: Pèlerinage à la Mecque et à Médine, Imprimerie nationale, Cairo, 1894.
Taha, Mahmud Ahmad: Khitan al-inath bay al-tajrim wal-mashru’iyyah, Dar al-nahdah al-‘arabiyyah, Cairo, 1995.
The Gospel of Barnabas, edited and translated by Lonsdale and Laura Ragg, Clarendon Press, Oxford 1907, reprint by Al-Kitab, Lahore, 1981.
Thesiger, Wilfred: Arabian Sands, Longmans, London, 1959.
Vincent, Bernard: Les Morisques et la circoncision, in: Actes du 2ème symposium international du CIEM sur religion, identité et sources: documentaires sur les Morisques andalous, 2ème tome, Publications de l’Institut supérieur de documentation, no 4, Tunis, 1984.
Zenie Ziegler, Wedad: La face voilée des femmes d’Egypte, Mercure de France, Paris, 1985.